tel-icon 0546 633 56 50

  • face-icon
🔎

ÇEKİNGENLİK/İÇİNE KAPANIKLIK

Utangaçlık ve Çekingenliğin Sebepleri Nelerdir ?

Utangaçlık kişiyi sosyallikten uzaklaştıran ve yalnızlığa iten kişilik bozukluğu olarak tanımlanabilir.

Utangaçlık kişiyi sosyallikten uzaklaştıran ve yalnızlığa iten kişilik bozukluğu olarak tanımlanabilir. Utangaç insanların ortak özelliği, içine kapanık olmalarıdır. Duygularını ifade etmekte güçlük çekerler ve kalabalık ortamlarda bulunmaktan hiç hoşlanmazlar. İnsanlarla konuşurken başlarını öne eğerek yüz yüze gelmemeye özen gösterirler. Biri soru sorduğunda sıkılır kısa cevaplar vererek ya da baş hareketleriyle cevaplandırırlar. Utangaçlığın bir çok sebebi olmakla birlikte en belirgin sebepleri kalıtım ve çocukluk döneminde yaşanan bazı olaylardır. Eğer kişi çocukluk döneminde değer görmeyip, sürekli olarak azarlanmışsa içine kapanık olmasının en büyük nedeni budur.

icine-kapanik-ogrencilere-nasil-yaklasilir

Ailesinden değer görmeyen çocuklar toplum tarafından da değer görmeyeceği düşüncesine sahiptir. Bu tip insanlar genelde kendilerini yetersiz ve önemsiz hissederlerken, başka insanların kendisini izlediği düşüncesiyle sıkılırlar ve terlemeye başlarlar. Hatta toplum içerisinde yürümek bile onlara ızdırap olabilir. Çocukluk döneminde oluşan utangaçlık ve çekingenlik kişi ileriki yaşlarda bunalıma sürükleyerek alkol ve uyuşturucu madde kullanımına yöneltebilir.

Anne babasında utangaçlık ve çekingenlik olan kişilere bu özellik genlerle geçebilir. Davranışları normal olan bir çocuk ailesi veya çevresinin etkisiyle de bu soruna sahip olabilir.
Genelde sessiz ve sakin çocukların tercih edildiği bu günümüzde, hareketli ve çok konuşan çocuklar sürekli olarak susturulmak istenmekle beraber duygu ve düşüncelerini çevreye karşı ifade etmesi engellenmekte.

Sürekli olarak müdahaleye maruz kalan çocuk bu durumu davranış ve kişiliğine yansıtmakta. Hal böyle olunca da içine kapanmaktadır. Aşırı derecede koruyucu anne baba da çocuğun kendini savunma mekanizmasının gelişmemesine neden olur. Örneğin çocuğun arkadaşlarıyla olan sorunlarını anne baba çözmeye çalışmamalı ve sorunu kendisinin çözmesi beklenmelidir. Eğer böyle davranılmazsa kişi sorunlarını hep bir başkasının çözmesini bekler.Sürekli olarak koruma altında olduğu için kendi hakkını almayı bilmeyecektir. Kendini savunma hakkı çocuğa muhakkak verilmelidir.

Anne baba tarafından şiddet gören çocuklarda bu kişilik bozukluğuna sahip olabilir. Anne baba arasındaki şiddetli geçimsizlik aile içi huzursuzluk ve şiddet bunların başlıca nedenleri arasındadır.

Aileye Düşen Görevler

Çocuğun utangaç ve çekingen bir birey olmaması için ebevynlere düşün bazı görevler şunlardır:

  • Çocuğa bebeklikten itibaren sevildiği hissettirilmeli.
  • Hakaret ve aşağılamalardan kaçınmalı.
  • Başka çocuk ve kardeşleriyle kıyaslanmamalı.
  • Azarlama ve şiddet eylemlerinden uzak durmalı.
  • Onunda bir birey olduğu unutulmamalı.
  • Anlattığı şeyler çok basit ve saçma dahi olsa dinlenmeli.
  • Değerli bir birey olduğu çocuğa hissettirilmeli.
  • Anne baba mümkün mertebe çocuğun yanında en ufak meseleyi dahi tartışmamalı.
  • Eğer utangaç bir çocuğa sahipseniz, bunun altında yatan nedenleri araştırmalısınız.
  • Bu konuda muhakkak uzmanlardan yardım alınmalı.
  • Çocuğun sosyal faaliyetlere katılmasına fırsat verilmeli.
  • Özgüven kazanılır bunun yolları araştırılmalı
  • Yaptığı şeyler yanlış olsa bile kınanmamalı ve doğru olan anlatılmalı.
  • Utangaçlık özelliği başkalarının yanında bahsedilerek bu durum pekiştirilmemeli.
  • Çocuğa mutlaka hayır demeyi öğretmeli.

Hayır demeyi bilmeyen kişiler hayatları boyunca kendinden, isteklerinden ve sevdiği şeylerden ödün vermek zorunda kalır. Bırakın oyuncağını misafirin çocuğuyla paylaşmasın. Ona bu gibi şeyleri kendi isteği dışında zorla yaptırırsanız ve bu durum süreklilik arz ederse mutsuz olur. Buna benzer tutumlar yüzünden kendi istemese dahi karşısındakine hayır diyemez.

Utangaçlık ve çekingenlik durumu fark edilir fark edilmez hemen tedavi sürecine başlanmalı. Eğer bu durum bir çocukta değil de yetişkinde ise kişi önce bu durumu kabullenmeli ve vakit kaybetmeden çözüm arayışına girmelidir.Sağlıklı yaşam için kişi kendini tanımalıdır.